Pandemi yüzünden evimize kapandık. Yıllardır okumadığımız kadar kitap okuyoruz. Bize okumaya değer birkaç kitap söyler misiniz? Mümkünse hemen bitmesin, günlerce veya haftalarca meşgul etsin.
Karantina günlerinde ne okunur sorusunun cevabı elbette Boccaccio’nun Decameron’u olsa gerek.
Turgay Timurlenk’in babasının adı. Türkiye’de duyulmamış bir isim iken 1933’te ‘Yeni Türk adları’ seferberliğinde önerilmiş, 1935’ten itibaren doğanlarda kişi adı olarak kullanılmış, 1960’larda Galatasaray’ın efsanevi kalecisi Turgay Şeren sayesinde yaygınlık…
Koronadan sonra basit yazılımlarla halledilebilecek bazı meslek grupları ortadan kalkacak gibi duruyor. Bunu koronanın getirdiği olumlu bir gelişme olarak yorumlayabilir miyiz?
Bazı meslek gruplarının ortadan kalkacak olması ne anlamda olumlu bir gelişmedir?
Hakaret davası hakkında ne düşünüyorsunuz? Ben hoşnutsuzluğumu terbiyesizce ifade etme hakkına sahip değil miyim? Devletin yasa kullanarak beni bundan caydırma hakkı var mıdır?
Hayır, hoşnutsuzluğunu terbiyesizce ifade etme hakkına sahip değilsin.
“Bizim için ezan, Roma’nın, New York’un, Pekin’in, Tokyo’nun, Moskova’nın, Paris’in, Berlin’in ve yarım kalan hesabımız olan dünyanın fethine niyet tazelemektir. Ezan, dünyanın her yerinden mazlumların tek silahı, Tutsak ihvanın özgürlük türküsü, Çeçen mücahitlerin zafer ezgisi, ezan bu dünyanın çakılı, manevi çivisi ve tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir” diyorlar. Ne diyorsun buna?
O bildiride sadece mazlumlar ifadesine itiraz edeceğim. Bu derece saldırgan bir politikanın, açıkça dünyaya savaş ilan eden bir politikanın mazlumluk perdesi altına gizlenmesi absürt bir şey.
Cem Özdemir’in [[soru]Alman Federal Tarım Bakanı olmasına][soru] sevinmenize şaşırdım. Takip edebildiğim kadarıyla şikayetçi olduğunuz neredeyse her şeyin destekçisi, hatta önde gideni Özdemir. Zıvanadan çıkan Yeşil politikalar, nükleer enerji karşıtlığı, kadın kotası, nefret söylemi bahanesiyle internet sansürünü savunmak gibi, görünürde iyi niyetli ama nihayetinde bürokrasiyi güçlendiren, tırnak içinde ‘liberal’ cinnet hareketinin bir mensubu kendisi.
Dünya o kadar hızlı değişiyor ki takip edemiyorum belki. Cem Özdemir bundan yirmi yıl kadar önce bir gün Şirince’ye gelmişti.
Yaşam anne karnında ne zaman başlar? Ensest, tecavüz, reşitlikten önce hamilelik, bebeğin yaşam kalitesinin olmaması gibi durumlarda sizce meşru mudur?
Bu konuda ikircikli konuşacağım. Bir yandan, vakaların yüde doksandan daha fazla kısmında kürtajın ahlaken savunulabilir bir tarafı olduğunu düşünmüyorum.