Sizce, Hz. Hatice daha uzun yaşasaydı, Hz. Muhammed tek eşli yaşamak zorunda kalır ve baskın bir kadın olan Hatice’nin kadınlara yönelik olumlu etkileri, örtünmeden ticarete kadar yansımaz mıydı?
Yok. Bir kere, Hz. Hatice’nin feminist olup olmadığına dair bir bilgimiz yok.
Türkçenin tarihi gelişimi hakkında kitap yazacaktınız, sonra rafa kaldırdığınızı söylediniz. Etimolojiyi bu memur kılıklılara bırakmadığınız gibi buna da el atmalısınız.
Cezaevindeyken bir ara çok niyetlenmiştim, epey not almıştım, bir kitabın iskeleti çıkmıştı ortaya.
Machiavelli’yi sizin nezdinizde dahi kılan unsur nedir? Olan ile olması gereken arasında olanı önceliyip, fikir geliştirmek deha göstergesi midir? Olması gerekene yaklaşımımız nasıl olmalı?
Machiavelli’yi okumadınızsa okuyun. Neden dahi sayıyorsun sorusu anlamını kaybeder.
Yirmi yaşıma dek Zaza diye bir şey duymamıştım. 1977 olmalı, Diyarbekir-Mardin minibüsü tıklım tıklım, şoför herkesle Kürtçe konuşuyor, bize döndü, yakındı.
Abdül ile başlayan Tanzimat padişahı isimleri Türkiye genelinde pek yaygın değilken, niye Güneydoğu’da çok popüler? Abdülhamid’in Kürtlerle olan olumlu ilişkisinin etkisi var mı?
Vardır herhalde, kesin söyleyemem. Şu bir gerçek, Abdülaziz, Abdülmecid, Abdülhamid isimleri ve aynı zamanda diğer benzerleri, Abdülkadir, Abdülkerim, Abdülbaki gibi isimler Türkiye’de yüzde doksanı aşan oranlarda Kürtlerde görülen isimler.
Dünya üzerinde yaşanan değişimlerin ve devrimlerin çoğu bir kişi ve onun etrafında örgütlenen, genellikle ideolojik ortaklığa sahip, kolektif bir yapı tarafından gerçekleştiriliyor. Sizce, başarılı olan bu örgütlenmelerin ortak özelliği nedir? Bütün gücü merkezde tekelini alan ve adeta ucube bir polis devletleri topluluğuna dönüşen dünyada böyle örgütlenmelerin ortaya çıkması artık mümkün müdür?
Sorunuz çok yaygın ve tipik bir yanlış bilgilenmeden hareket ediyor.
Bütün dünyada yaşanan siyasi, felsefi ve ekonomik anlamda tıkanmayı neye bağlıyorsunuz? Özellikle demokrasinin bu popülist halinin ve neoliberal ekonominin kutsallaştırılması sizce aşılır mı?
1980’lerden bu yana yürütülen Neoliberal deneyin başlıca sonucu, servetin gerek ülkeler içinde gerek ülkeler arasında aşırı derecede az elde toplanması oldu.
Uzun vade için değerlendirecek olursak, Türkiye’deki mülteciler zaten ırkçı olan Türkleri daha da mı çekilmez ve tehlikeli ırkçılar yapacak yoksa tersi mi olacak?
Bir şey değişmez. O ırkçılığın temelinde korku vardır. Korku ve güvensizlik olduğu sürece Türkiye’deki ırkçılığın üstünden hiçbir kuvvet gelemez.
Yunan Devleti, Makedonya Cumhuriyeti’nin ismine, Yugoslavya zamanında da takık mıydı? Yoksa Yugoslavya dağıldıktan sonra neden takmaya başladı? Bu konudaki bilgilerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?
Yunan Devleti’nin son otuz yılda Makedonya konusunda takındığı tutum, milletlerin budalalığı faslından ders kitaplarına geçmeye değer bir tutumdur.