Büyük güç birikimlerinin insan psikolojisi üzerindeki etkileri nelerdir? Güçlü ve zeki adamların büyük bir çoğunluğunda cinsel sapkınlıkların olduğu söylenir, bu değişmez bir kural mıdır?
Sapkınlık kelimesi burada sanırım toplum ortalamasının normlarından sapma anlamında.
Koray Pehlivanoğlu’nun da inatla savunduğu gibi, mandacılığın yahut kolonyalizminin bazı ülkelere fayda getireceğini veya getirdiğini söylemek mümkün mü?
Şöyle bir gerçek var. İngiliz ve Fransız kolonyalizminin geçmişte egemen olduğu ülkelerin hiç birinde, hiç kimse bunun iyi bir şey olduğunu savunmuyor.
Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul’a vize uygulanmalı mıydı? Köprüler kentin silüetini bozmuş mudur? Tarihi bir şehrin geniş bir meydanı olmaz mı? Günlerce gezilecek bir arkeoloji müzesi niçin yok?
Sonuncusu doğru değil. İstanbul’da gerçekten günlerce gezilecek bir arkeoloji müzesi var.
Ürünlerini devlet desteğiyle yürütülen araştırmalar ve ödeneklerle geliştiren farmasötik şirketlerinin, yani ilaç şirketlerinin devletleştirilmemesi için mantıklı bir sebep var mıdır? Bakarsan gerçekten bir kepazelik durumu var. Çünkü mesela bu sözde covid aşısı hadisesinde neyi gördük? Aşıyı devletler geliştirdiler, aşı denilen sıvıyı. Pfizer’in ve diğer firmaların tesislerini kullandılar. Bolca, cömertçe onlara fon aktardılar. Ondan sonra dediler ki bu ürün sizindir, siz bunu pazarlayın. Yani diş macunu pazarlar gibi, ne bileyim, bulaşık eldiveni pazarlar gibi markanızı koyun üzerine markalı olarak pazarlayın dediler.
Ortada büyük bir kepazelik olduğu açık. Yüz milyarları bulan bir fon transferi var bu işin içinde.
Neden bazı halklar diğerlerinden daha eski olsalar da daha az nüfusa sahip? Örneğin Yunanlar, Ermeniler daha eski ama sayıları Almanlardan, İngilizlerden daha az. Neden?
Yunanlar da Ermeniler de biyolojik anlamda çok az değil aslında.
Hocam, son sohbetinizde atı Hint-Avrupa ırkının evcilleştirdiğini söylediniz. Atı Türkler evcilleştirmedi mi yoksa?
Atın dünya sahnesine çıkması Ural Dağları’nın güneyinde veya Karadeniz’in kuzeyinde bir yerlerde, Avrasya Düzlüğü’nde, Milattan önce 3500 civarında görünüyor.
ERKİN: Bu yıl Şirince’de 10 Kasım, daha önce hiç görmediğim kadar büyük bir coşku ve melodrama ile anıldı. Herkes onun daha önce hiç idrak edemediği kadar önemli bir gün olduğunu dile getirdi. Hatta katılmak istemediğini belirten veya oradan uzaklaşmaya çalışan insanlara zorla, şiddetle gerekirse saygı duruşunda durduruldu ve onlara söylenilmesi gereken şeyler söylendi. Atamız olmasaydı sen de olmazdın, ismin bilmem ne olurdu gibisinde toplum önünde aşağılandılar. Üstelik bu aşağılanan çocuk Kürt.
SEVAN: Bir toplumsal tehdit töreni desek doğru olur mu acaba?
Pek çok dinde ve kültürde hayvan yemek tabu sayılıyor. Çünkü etten alınan lezzet duygusu, hayvanın yaşam hakkından daha değerli değil deniliyor. İbrahimî dinlerde ve İbrahimî dinler çevresinde gelişen diğer kültlerde, et tüketip tüketmemek popüler bir etik problemi.
İnsanlığın ilk günlerinden bu yana, her toplumda, daima, hangi hayvanların etinin yenebileceğine, hayvanın hangi koşullarda öldürüleceğine ve hangi koşullarda yeneceğine dair rasyonel olarak açıklanması güç olan tabular var.
Nefret suçu nedir? Nefret suçları yasası çıkartmak için çalışan Hrant Dink Vakfı gibi kurumlar bürokrasinin eline koz vermiş olmuyorlar mı? Bu yasaların devletin elinde azınlıkları ve güçsüzleri susturmak için yeni bir sopa olarak kullanılma ihtimali yok mudur?
İhtimal değil, ta kendisi hadisenin. Bugün Batı’nın neo-totaliter devletleri interneti kontrol altına almak için tam da bunları bahane ediyorlar: Homofobi, İslamofobi, ırkçılık vs.
19. yüzyılda Avrupalıların Müslüman-Osmanlı tüccar ile çalışmamasının, onun yerine Hristiyan azınlıklar ile çalışmasının, kültürel ve siyasi nedenleri nelerdir?
Genellikle göz ardı edilen bir gerçek var. 16. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde tüccar sınıfı Müslümandı.
Hocam, Trabzon Akçaabat’ta ilginç bir bölge var. Sırasıyla üç köyün ilki Trabzon İmparatorunun kızı Anna tarafından kurulmuş. İkinci köy Yunan bağımsızlık savaşını başlatan İpsilanti ailesinin köyü. Üçüncüsü ise Trabzon İmparatorluğu’nun önemli bir saray görevlisine ait. Bu kadar küçük üç köyün bu zengin tarihi bize neler anlatıyor?
O köyleri biliyorum. Metinganiya köyleri denir bunlara bugünkü dilde.
Bir konuşmanızda insan dilinin rekursif, recursive yapısının bir tek kişiden evrimleşmiş olabileceğini söylemiştiniz. Bunun hakkında bir kaynak gösterebilir misiniz?
Kaynak yok. Bunu tamamen kişisel bir fikir jimnastiği olarak size sunmuştum.
İngilizcede köle anlamında kullanılan slave yahut Almanca Sklave sözcüklerinin kökeninin Slav halkıyla özdeş olduğu söyleniyor. Orta Çağ Arapları da Doğu Avrupalı köleleri Saklabi diye adlandırırmış. Slav eşittir köle tarihsel olarak nasıl oluştu?
Grimm kardeşlerin Almanca sözlüğünde bu konuda muhteşem bir madde var, sayfalarca uzunlukta çok kapsamlı bir tarihi analiz.
Holokost ve etnik temizliğin bugünkü Alman demokrasisine katkısı olmuş mudur? Büyük sermaye sahibi Yahudiler bugün de varlıklarını sürdürselerdi Almanya’da rejim nasıl olurdu?
Yahudilerin Avrupa’daki parlak çağında, yani 19. yüzyılın ikinci yarısıyla 20.