Birinci Dünya Savaşı’nda tahtta Abdülhamit olsaydı ne olurdu?
Çok fazla fark edeceğini sanmıyorum. Sonuç olarak İttihat ve Tarakki rejimi 1908’de çok büyük umutlarla geldi iktidara, ama kısa zamanda tüm iç ve dış politikalarında Abdülhamit çizgisine evrildi.
Kurtuluş Savaşı veya Birinci Dünya Savaşı döneminde gerçekten Afrika ve Hindistan’da hilafet ve Türkiye yanlısı eylemler olduğu, İngilizlerin çok zor duruma düştüğü doğru mu?
‘Çok’ kelimesini buradan kaldırıyoruz. Zor duruma düştüğünü, daha doğrusu paniğe veya paranoyaya kapıldığını söyleyebiliriz.
Hitler seviyesinde bir kişinin Almanya’da oy birliğiyle seçilmesine ne diyorsunuz? Hitler, dünya tarihinin en büyük askeri ve politik dehalarından mıdır?
Toplumların nasıl zaman zaman cinnete kapıldıklarını, bir sürü psikolojisine girip, herkes ne yapıyorsa ben de onlar gibi yapayım noktasına geldiğini, son iki yılda Covid tiyatrosu münasebetiyle bütün dünya çok yakından görme fırsatını buldu.
Sonsuz sayıda galaksinin bulunduğu bir evrende, yaşamın sadece bir önemsiz yıldız sisteminin üçüncü gezegeninde ortaya çıkmış olduğuna inanmak güç. Mutlaka başka yaşam formları vardır evrende. Ve mantıken bunlardan en azından bazılarının, akıllı yaşam formları geliştirmiş olması lazım.
Bu da çağdaş bilimsel düşüncenin şaheserlerine bir başka örnek.
Bir sohbetinizde Avrupa’da üniversite müessesesinin evvel emirde İslam dünyasından kopyalandığını iddia etmiştiniz. Buna dair kaynak verebilir misiniz? Veya mevzuu biraz daha aydınlatabilir misiniz?
Cezaevindeyken Hastings Rashdall adlı muhteremin üç kalın ciltten oluşan 1895 basımı “The Universities of Europe in the Middle Ages” adlı klasik eserini okumuştum.
Amerika’nın bedenini mesken tutmuş olan o vahşi ve acımasız ruhu anlatır mısınız? Kim yönetiyor o ruhu?
Amerika, evet, vahşi bir yönü olan bir ülkedir. Sonuçta vahşi bir ülkeyi iskan ettiler ve vahşi bir mücadeleyle bu ülkeyi 200 yılda adam ettiler, az çok medeni bir hale getirdiler.