Mart’tan beri online derslere giriyorum. Hiçbir dersten sizin yayınınız kadar keyif almıyorum. Bunun sebebi online derslerin kandırmacadan ibaret olduğundan mı yoksa sizin sempatikliğiniz mi?
Bu online ders hadisesinin olmayacak bir şey olduğunu düşünüyorum.
Hitler seviyesinde bir kişinin Almanya’da oy birliğiyle seçilmesine ne diyorsunuz? Hitler, dünya tarihinin en büyük askeri ve politik dehalarından mıdır?
Toplumların nasıl zaman zaman cinnete kapıldıklarını, bir sürü psikolojisine girip, herkes ne yapıyorsa ben de onlar gibi yapayım noktasına geldiğini, son iki yılda Covid tiyatrosu münasebetiyle bütün dünya çok yakından görme fırsatını buldu.
Vehbi Koç’un bir beyanatı sosyal medyada ise gündem oldu. Vehbi Bey demiş ki “Türkler askere giderdi ölmeye. Hasta olmaya. Katolikler, Yahudiler, Ermeniler bedel öder askerlik yapmazlardı. Büyük paralar kazanır en güzel yerlerde yaşardı. Biz de onlara hayran hayran bakardık.” Doğru mu söylediği?
Evet doğru söylüyor. Çerçevesini doğru çizerseniz haklı. Ankara şehrinden söz ediyor Vehbi Bey.
1915 Ermeni olaylarından soru sormak istiyorum. Ben önceleri 2005’lerde Türkiye’ye gittiğimde Wikipedia henüz yoktu ve böyle bir olayın olduğunu düşünmüyordum. Biz 1990’ların çocuğuyuz, yenilmiş bir ülkenin çocuğuyuz. Bize verilen eğitimle cahil gibi kalıyorduk. Ama sonra tabi ki internette wikipedia’da bunları okuduk. Bu olayların arka planı neydi? Şöyle, Osmanlı’nın yapabileceği başka bir şey var mıydı? Ne yapabilirdi? Nasıl doğru yapabilirdi bunu? Ermeniler için bu olayın en ağırı, acılı tarafı neydi? Ölümler miydi, yoksa Büyük Ermenistan kurmak istiyoruz, onu başaramadık, o muydu? Yoksa mal mülk müydü? Topraklarından, vatanlarından tehcir olundular. Bunlar mıydı yoksa bunların hepsi miydi? Ve bu soykırım olayının, katliam olaylarının sonradan Ermenilerin hayatında, psikolojisinde yankıları nasıl oldu?
İki konuda son derece net olmak gerektiğini düşünüyorum. Bir, ahlaken soykırımın yanlış bir şey olduğuna ve buna taraftar olmadığımıza karar vermemiz gerekiyor.
Sizce ateizm bir insana küçük yaşlardan itibaren mi verilmelidir? Sonradan mı edinilmelidir? Çocuk yetiştirme bağlamında, erken dönemde belirli ölçüde geleneksel din kaideleriyle yetiştirip, bu esnada da dinin kimlik oluşturma, üst bir ahlak yasası tesis etme, aile ve cemaat bağları tesis etme, bir amaca yönelik kural ve rutin oluşturma gibi bütün nimetlerinden istifade edip, aslında tanrı, yaratılış vesaire gibi öykülerin tamamen uydurma hikayeler olduğunu hissettirmek, sorular sormasını sağlayarak olgunlaştırmak makul bir strateji olabilir mi?
Bu kadar güzel ifade edildiğini hiç görmemiştim, yüzde yüz katılıyorum buna.
Roma İmparatorluğu dönemindeki Latince harflerin telaffuzunu nasıl biliyoruz? Misal, Sezar’ın Kaesar olarak telaffuz edileceğini nereden biliyoruz? Sonuçta elimizde Romalılardan kalma bir ses kaydı yok.
Basit iki veri var elimizde. Bir, başka dillere nasıl aktarmışlar?
Ürünlerini devlet desteğiyle yürütülen araştırmalar ve ödeneklerle geliştiren farmasötik şirketlerinin, yani ilaç şirketlerinin devletleştirilmemesi için mantıklı bir sebep var mıdır? Bakarsan gerçekten bir kepazelik durumu var. Çünkü mesela bu sözde covid aşısı hadisesinde neyi gördük? Aşıyı devletler geliştirdiler, aşı denilen sıvıyı. Pfizer’in ve diğer firmaların tesislerini kullandılar. Bolca, cömertçe onlara fon aktardılar. Ondan sonra dediler ki bu ürün sizindir, siz bunu pazarlayın. Yani diş macunu pazarlar gibi, ne bileyim, bulaşık eldiveni pazarlar gibi markanızı koyun üzerine markalı olarak pazarlayın dediler.
Ortada büyük bir kepazelik olduğu açık. Yüz milyarları bulan bir fon transferi var bu işin içinde.
Son günlerde kamuoyunu galeyana getiren olaylardan biri de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın evlat edinenin evlatlıkla evlenmesinin dinen helal olduğuna dair verdiği fetva idi. Siz ne dersiniz bu konuda?
Gülünçlüğü elbette sizin kadar ben de görebiliyorum. Şu anda Diyanet Başkanı olan şahsın birkaç seneden beri sergilediği tutumların Cumhurbaşkanı’ndan aşağı kalır bir tarafı yok, hatta onu bile solluyor bazen.
Kurtuluş Savaşı veya Birinci Dünya Savaşı döneminde gerçekten Afrika ve Hindistan’da hilafet ve Türkiye yanlısı eylemler olduğu, İngilizlerin çok zor duruma düştüğü doğru mu?
‘Çok’ kelimesini buradan kaldırıyoruz. Zor duruma düştüğünü, daha doğrusu paniğe veya paranoyaya kapıldığını söyleyebiliriz.
Hayhorom nedir? Micingert’in halkı olarak geçiyor yer adları sözlüğünüzde. Babam Micingertli, 92 yaşında, Yukarıköy’deki taş evler Rumların evleriymiş diyor kısaca.
Önce mahçup olarak belirteyim ki Micingert bilgisi yanlış. Micingert denilen yer Sarıkamış’ta iki köydür.