Avrupa anlatı sanatlarının acıklı durumu
Son zamanlarda Avrupa sinemasının sanırım tek bir konusu var.
Düzenlenmiş, temizlenmiş, yapay zeka ile seslendirilmiş Sevan Nişanyan yazıları.
Son zamanlarda Avrupa sinemasının sanırım tek bir konusu var.
Rum Ortodoks Kilisesi ile Vatikan neden yakınlaşma sürecine girdi ve bu sürecin sonu ne olur?
Hiçbir şey olmaz. Belki global hadiselerde biraz daha yakın işbirliği imkanı bulurlar.
Demirtaş’ın biz daha Apo’nun heykelini dikeceğiz çıkışı siyasi bir gaf mıydı? Öcalan’ın geçmiş ve günümüz Türk-Kürt siyasi dünyasında yeri nedir?
Siyasi anlamda gaf olabilir, olmayabilir de. Gaf olduğunu düşünüyorum ben şahsen.
Ukrayna Savaşı’nın en başından beri öngördüğünüz gibi Batı İttifakı, Ukrayna Savaşı’nda yenildiğini ya da en azından galibiyet umudunun kalmadığını artık kabul ediyor. Sizce barış müzakerelerinin zamanı gelmiş midir?
Kamuoyunun Ukrayna Savaşını yakından izleyemeyen kesiminde savaş tıkandı, stalemate durumuna geldi gibi yanlış bir izlenim var.
Gomidas Vartabed için Türk halk müziğinin de kurtarıcısı diyebilir miyiz? Zira Anadolu’da köy köy gezip unutulmaya yüz tutmuş birçok anonim eseri kayıt altına aldığı ve notaya döktüğü söylenir.
Vartabed demek Ermeni din adamı, hoca demek. Gomidas Kütahya Ermenilerdendir.
Ayasofya tek değil, Trabzon Ayasofya’sını da cami yaptılar. Tam Ermenistan sınırındaki Menüşehr Camii’ni de açacaklarmış.
Trabzon Ayasofya’sı, Türkiye’nin en şiirsel diyebileceğim dini yapılarından biriydi.
Son günlerde kamuoyunu galeyana getiren olaylardan biri de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın evlat edinenin evlatlıkla evlenmesinin dinen helal olduğuna dair verdiği fetva idi. Siz ne dersiniz bu konuda?
Gülünçlüğü elbette sizin kadar ben de görebiliyorum. Şu anda Diyanet Başkanı olan şahsın birkaç seneden beri sergilediği tutumların Cumhurbaşkanı’ndan aşağı kalır bir tarafı yok, hatta onu bile solluyor bazen.
Kamu görevlileri toplumun bir kesimini temsil eden dini sembolleri görev yerinde taşıyabilmeli midir?
Bundan on beş, yirmi, otuz sene öncesine kadar bu sorunun cevabı netti.
Bilimin kainatla ilgili hakikatleri aramak dışında başka işlevleri nelerdir? Politik kurumların bilim üretiminde öncü öncüsü olması gereken kurumlar ve üniversiteler üzerinde ne derece gücü olmalıdır?
Bilimin kainatla ilgili hakikatleri aramak gibi bir fonksiyonu mu var gerçekten?
Brest-Litovsk sonrasında hem Almanya’nın hem Türkiye’nin birliklerini boş saha olarak gördükleri Doğu’ya kaydırmaları, sizce savaşı kaybetmelerine sebep olmuş mudur?
İddialı bir soru. Sanırım Alman tarihçileri arasında bu yönde kuvvetli bir görüş var.
Dünya çapında eğitim sistemi nasıl değişebilir? Kaliteli eğitim nasıl olur? Eğitim reformu gelecek için bir çözüm müdür?
Üçe ayıralım soruyu isterseniz. İlk öğrenim, orta öğrenim ve üniversite.
Tarih bilimiyle hobi olarak ilgilenebilir miyiz? Yoksa akademik olarak bir tahsil aracı olarak mı başvurulmalıdır?
Tabii ki hobi olarak her şeyle ilgilenebilirsiniz. Uçak mühendisliğiyle de hobi olarak ilgilenebilirsiniz, Wright Kardeşler öyle yapmış.
Bugün dünyada bir paganizme doğru, yani İbrahimî dinlerin zıddı olan bir şeye doğru bir gidiş mi var? Yoksa, acaba yeni bir dinî devrimin eşiğinde miyiz? Paganizm derken, bireyin kendi nefs ve hazlarına teslim olduğu ve daha yüce bir etostan yani racondan yoksun kaldığı düşkün hali kastediyorum. Oysa İbrahimi ve monoteist dinlerin alamet-i farikası, merkezi ve sofistike bir bürokrasiye sahip devletlerin belirli bir tekâmül dönemine denk gelmeleri. Bu bakımdan, düşünceler ve kanaatler üzerinde merkezi denetimin bu raddede olduğu bir çağda, sosyal devlet ve instagram çağında, paganizm gerçekten mümkün müdür? Hele siyasi otoritenin mahreme dahi nüfuz etme imkanı bunca genişlemişken? Dolayısıyla, Roma çağında aşina olduğumuz cinsten, transhümanist paganizmler çağından ziyade, Batıda hali hazırda teşekkül etmekte olan yeni bir merkezi din devrine geçiyor olmamız daha muhtemel değil midir?
Enteresan bir soru. Son kırk yıldır, hatta altmış yıldır hep varsayıldığı gibi bir bireycilik ve bencillik çağına değil, yeni bir dini dogmatizm çağına mı gidiyoruz acaba diye soruyor özetle.
Büyük güç birikimlerinin insan psikolojisi üzerindeki etkileri nelerdir? Güçlü ve zeki adamların büyük bir çoğunluğunda cinsel sapkınlıkların olduğu söylenir, bu değişmez bir kural mıdır?
Sapkınlık kelimesi burada sanırım toplum ortalamasının normlarından sapma anlamında.
Platon’un yani Eflatun’un ideal olarak gösterdiği devlet yapısı sizce bugün nasıl uygulanabilir?
Uygulanamaz. Kendi zamanında da uygulanamazdı. Platon’u sosyal bağlamında görmek lazım.
Nusayrilik öz itibariyle ortodoks kökenli bir inanç mıdır? İslam ile alakası ne kadar eskiye dayanır?
Ortodoks burada sanırım Rum Ortodoks anlamında olmalı. Suriye’nin İslam öncesi kültürüdür, yakın döneme dek de Suriye toplumunun önemli bir unsuru olmuştur, dolayısıyla Suriye’deki tüm dini oluşumların bir şekilde, bir ölçüde Ortodoks Hristiyan geleneğinden…
Bir otelci ve gezgin olarak nasıl otelleri tercih ediyorsunuz?
Bu soruyu Küçük Oteller Kitabı yazarı olduğum dönemde kendime çok sordum.
(Rusya’nın Ukrayna’da giriştiği askeri harekatın ilk haftası içinde yapılmış bir söyleşi.)
3. Dünya Savaşı’nın ilk haftasında özel bir programla karşınızdayım.
Yolculuk notları.
İnsanların siyasi görüşlerini belirleyen en önemli unsur size göre nedir?
İki şeydir. Bir, aile geleneğidir. Ailenden öğrendiğin siyasi tavırlardır.