İstanbul Ermeni ağzı neden değişik
Pazar Sohbeti, 29 Kasım 2020
İstanbul Ermenileri niçin saraylı Çerkes ağzı gibi geloorum, gidoorum diye konuşurlar ama Anadolu Ermenileri ve diğer İstanbul azınlıkları o şekilde konuşmaz?
Bir dönem bu konuyla ilgilendim. Şu gözlemleri yaptım. Geloorum, gidoorum telaffuzu olsun, soru cümlelerinde mi edatının kullanılmaması olsun 17. yüzyıl İstanbul ağzı. Dördüncü Murat ve Evliya Çelebi devrinin standart İstanbul üst sınıf konuşma şekli bu. Muhafazakâr bir kurum olan saray dilinde bu ağzı uzun süre korumuşlar. Yani halk dili evrilip başka yerlere giderken saray eski ve doğru dili koruma konusunda ısrarcı olmuş.
Ermeniler niye bu dilde ısrarcı olmuşlar? Şöyle bir çarpıcı olgu var. Sivas Ermenileri Sivas Türkçesi konuşur. Malatya Ermenileri Malatya Türkçesi konuşur. Adana Ermenileri Adana Türkçesi konuşur. Fakat İstanbul Ermenileri 20. yüzyıl ortalarına kadar, bugün artık değil fakat benden bir önceki kuşağa kadar, son derece idiyosinkratik, tuhaf bir Türkçe konuşurlardı. Türkçeleri çoğu zaman mükemmeldi, sözlü olsun yazılı olsun Türkçe ifadeleri çoğu zaman Türklerden daha iyidir. Benim annem kadar iyi Türkçe konuşan birini ben az tanıyorum mesela. Fakat çok belirgin bir aksanla konuşurlar. Nedir bu aksanın sebebi diye sorduğum zaman benim aklıma gelen tek bir hipotez var. Olgu değil, bir ihtimal olarak söylüyorum bunu. İstanbul Ermeni toplumu 17. yüzyılda oluştu. 17. yüzyıldan önce de çoğu Kefe’li olmak üzere bir miktar Ermeni vardır Dersaadet’te, fakat 17. yüzyılın ilk on yılları içinde önce Sivas, Divriği, Eğin, Erzincan tarafından, peşinden İran’dan büyük bir Ermeni göçü oldu İstanbul’a ve 20. yüzyıla dek sürecek olan İstanbul Ermeni toplumunun ağırlık merkezini onlar oluşturdular. Öyle görünüyor ki o günlerin kibar İstanbul Türkçesini öğrenmek için özel bir çaba harcadılar. Eğitim geleneklerini onun üzerine kurdular. Sonra bu katılaşıp öyle kaldı. Toplumun diğer kesimlerinin 17. yüzyıldan sonra yaşadığı telaffuz evrimini Ermeniler yaşamadılar.
Bir örnek vereyim. Arapça hı ج harfinin sert art damak sesi olarak, yani Kürtçe x gibi telaffuzu Lale Devri’nde, 1700’lerin başında İstanbul Türkçesi’nden kalkmıştır. Bu sesi kullanmak cahillik ve görgüsüzlük göstergesi sayılır. Bu nedenle x sesi bugünkü İstanbul Türkçesinde yoktur. Telaffuz edilmesi ayıplanan bir sosyal falso sayılır. Fakat İstanbul Ermenilerinin Türkçesinde vardır. Gazete haberleri değil gazeta xabarları denir. Çünkü 17. yüzyıl İstanbul Türkçesinde böyledir.