Hakkari’den bir İsviçre çıkar mı

Pazar Sohbeti (Düzenlenmiş), 2 Temmuz 2023

0:00
0:00

Hakkari ileride İsviçre olur mu Avrupa yıkılınca?

Zannetmiyorum, olmaz. Vahşi dağlar yetmiyor. Bağımsızlık ruhu da yetmiyor. Başka avantajlar lazım.

İsviçre bir zamanlar Avrupa’nın en vahşi dağ ülkesiydi. Aşiret yapısına sahipti. Hiçbir devletin doğru dürüst yönetimine girmemiş, isyankar bir halkı vardı. Gelip geçen yolcudan haraç alarak geçinirlerdi, ki şimdi de İsviçre otoyollarını kullanırsanız bilirsiniz, hala öyledir. Hele tüneller, resmen soygun yeridir. Bundan 500 yıl önce biri çıkıp dese ki bir gün İsviçre Avrupa’nın en zengin, en müreffeh ülkesi olacak, gülerdi insanlar.

Bir müthiş avantajı vardı ki Hakkari onun yanına dahi yaklaşamaz. Avrupa’nın en zengin ve kalabalık ülkelerinin geçit yolu üzerindeydi. Güneyde İtalya, kuzeyde Ren Havzası, Aşağı Ülkeler, Almanya, hatta İngiltere. Bu ülkeler arasındaki trafik, İsviçre dağlarındaki zorlu geçitlerden geçmek zorundaydı. Bu sayede Zürich, Bern, Basel gibi şehirler çok erken tarihten itibaren gelişkin birer ticaret merkezi oldular. O sayede kalkındılar. Hakkari’nin böyle bir şansı yok maalesef. Hiçbir zaman da olmadı. İki bin yıldan beri bu yüzden tarihin ana cereyanlarının her zaman dışında kaldı.

Bir başka talih kuşu 16. yüzyılda kondu İsviçrelilerin başına. Fransa Krallığı Cenab-ı Hakk’ın şaşırttığı ülkelerin yoluna girip Fransız toplumunun en çalışkan, en verimli kesimlerini ülkeden defetme sevdasına kapıldı. Huguenot’lar denilen Fransız Protestanları güruh güruh gidip İsviçre’ye yerleştiler. Cenevre, Lozan, Neuchatel gibi kentler onlar sayesinde hızla kalkındı. Mesela İsviçre’nin dünyaca ünlü saatçilik sanayiini Fransa’dan gelen saatçi ustaları kurdular. Hakkari’nin başına konacak böyle bir talih kuşu görünmüyor ufukta.

19. yüzyıl başlarına İsviçre müthiş bir hızla sanayileşti, kısa zamanda İngiltere’den sonra Avrupa’nın ikinci sanayi gücü haline geli. Bunun başlıca sebebi olarak ülkede feodal yapıların bulunmaması ve dolayısıyla yatırımcıların sınırsız denecek miktarda serbest işgücüne ulaşabilmesi gösterilir. Sınırsız sayıda sanayi tesisi kurmak için sınırsız sayıda ücretli çalışacak insan gerekir. İlaveten, Avrupa’nın en zengin pazarları İsviçre’nin üretim merkezlerinden bir taş atımı mesafedeydi. Adamların 200 kilometre dahilinde Milano, Lyon, Strasburg, Münih var. Hakkari’de sanayi kurdun diyelim. Birincisi, çalışacak adamı nereden bulacaksın? İkincisi, ürettiğin malı nereye satacaksın? Şırnak’a mı, Erbil’e mi, Urmiye’ye mi?

Hakkari ülkesi 1840’larda nihai olarak Osmanlı Devleti’ne boyun eğinceye dek tarih boyunca az çok bağımsız olmuştu biliyorsunuz. Eski çağlarda Hakkari Dağlarında hüküm süren Kürt ve Asuri boyları ne İran hükümdarlarına, ne Ermeni krallarına, ne de Arap halifelerine boyun eğdiler. 14. yüzyıl sonundan itibaren memlekete hakim olan Hakkari Mirleri de, zaman zaman Timur’a, Akkoyunlulara, Safevilere yenilseler de bilfiil bağımsız hükümdar olarak yönetmeyi başardılar.

Sanırım kalkınmaya istidadı olsa onlar zamanında kalkınırdı Hakkari.

© Sevan Nişanyan 2025-2026

Alıntılarda kaynak gösterilmesi rica olunur.